Kafir | Ayaan Hirsi Ali

Kimilerimiz onun adını 2004 yılında gerçekleşen yönetmen Theo Van Gogh cinayetiyle duyduk. O andan sonra Ayaan Hirsi Ali bir anda tüm dünyanın dikkatini üzerine çekti. Birlikte yaptıkları "İtaat" adlı film yüzünden fanatik bir Müslüman tarafından öldürüldü Van Gogh. Asım hedef tabii ki Ayan'ın kendisiydi.

İşte bu kitap Müslüman bir genç kadının Somali'de başlayan ve Hollanda'da milletvekili olmaya kadar zor bir yolculuğun hikayesi...


Küçüklüğünden itibaren anlatmaya başladığı yaşamını aslında 2 bölüme ayırabiliriz:

İlki, Ayaan'ın aile ve çevresine uyum sağlamak için çabaladığı yıllar. İyi bir evlat, iyi bir öğrenci ve iyi bir Müslüman olmak için elinden geleni yapan küçük bir kız. Önce annesi, sonra çevresi ve toplum nasıl iyi bir "kız" olacağını onu öğretmeye çalışıyor. Yasakların, günahların, psikolojik baskılar altında ezilse dahi kendisine dayatılan tüm bu kuralları Allah'ın emri diye sorgulamadan kabil ediyor (ya da etmek zorunda kalıyor.)

Çoğu toplumda gelenek ve göreneklerin "din" adı altında uygulandığından habersiz.



 "Gittikleri yol İslam tarafından reddedilen kafir bir ülkeydi burası. Fakat neden daha iyi işliyordu, neden geldiğimiz yerlerden çok daha iyi yaşam alanları sunuyordu? Zenginliğin ve huzurun Allah'a ibadet edilen, onun kanunlarının geçerli olduğu yerlerde; fakirliğin, cehaletin ve savaşın ise inanmayanların ülkesinde olması gerekmez miydi?"

Ve ikinci bölüm...
Bir şeylerin yanlış olduğunu sorgulamaya başladığı yıllar. Çünkü artık aklı eriyor ve düşünmeye başlıyor. Abisine verilen ayrıcalıkları fark ediyor, kadın olarak toplumsal hayattan nasıl el çektirilmek istendiğini görüyor, evlilik konusunda bile fikrinin alınmadığını anlıyor. Tüm bunlar kafasında bitmek bilmeyen soru işaretleri oluşturuyor.

Kendisine anlatılan Allah kavramıyla yüzleşiyor. Günah denilen çoğu şeyin aslında ne kadar doğal, hayatın içinde şeyler olduğunu görüyor. Bu kuralları koyanların aslında en çok "kural bozan" kişiler olduğunu fark etmesiyle kendisine bambaşka bir kapı açılıyor: Mülteci olarak yaşamaya başlayacağı Hollanda toprakları.


Çoğu yerde okumaya ara verip, derin bir nefes aldığım bir kitap oldu "Kafir"
Özellikle kadınların benimle benzer hislerini paylaşacağını düşünüyorum. Çünkü yasaklar ve engellemelerden payını en fazla alanlar her zaman biz kadınlarız.

Özgürlüğümüz, seçimlerimiz hep başkalarının iki dudağı arasında. Adı Ayaan ya da başka bir isim olsun bu çok değişmiyor gelişmemiş toplumlarda. İnancın kişiye özel kalmasının, toplumsal alana asla sirayet etmemesi gerektiğini bir kere dana anımsattı bana bu kitap.



 "Burada, Afrika'da görmediğim bir şey vardı: bütün bir kültür kişiseldi. Çocukluğumda kişiselliğimiz görmezden gelinirdi. Tamamen diğerlerinin onaylayacağı şekilde itaat eden, iyi ve dindar davranmak zorundaydınız; asla kendinizi ortaya koyamazdınız. Burada bütün herkes sadece hoşlandıkları için kendi keyiflerinin peşinden gidiyordu. "

Müslüman bir kadının bakış açısıyla zorluklarla, mücadelelerle, ön yargılarla dolu hayat öyküsü "Kafir". Ama biliyoruz ki şu an farklı coğrafyalarda, farklı isimler altında yaşanan (benzer) hikayelerden sadece biri.

Açık algılarla ve ön yargının o karanlık gölgesi altına sığınmadan okunması gereken bir kitap. 



"Kafir"
Orijinal Adı: Infidel
Yazar: Ayaan Hirsi Ali
Çevirmen: Mustafa Karabiber
2008 Altın  Kitaplar, 464 sayfa




4 yorum :

  1. Kitap gerçekten ilginç duruyor. Notumu alıyorum. Ama Altın Kitaplar olunca mevzu duraklıyorum zira bir dönem Stephen King kitaplarında metinleri eksik basmıştı ve hiçbir ibare de yoktu "bu kitap tam metin değildir" diye. Şimdi bakıyoruz o kitapları yeniden basıyorlar ve "sansürsüz" veya "tam metin" gibi ibareler ile. Bu nedenle güvenim yok maalesef. Yeni basımları bile eksik. Kendilerine iki defa kitap fuarında da söyledim bu durumu. Kuşku Mevsimi kitabında dört hikaye olması gerekirken Türkçe basımında üç tanesi var haydaa :D Kitabın tastamam çevrilip yayınlandığından emin olursam okuyacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım yayınevlerinin en büyük sorunlarından biri.
      Bazen öyle kitaplar okuyorum ki kelimelerin yazılışından noktalama işaretlerine kadar felaket. Editörler ne iş yapıyorlar anlamak mümkün değil!

      Çeviri konusuna ise hiç girmiyorum. Mümkünse ana dilde okumak en iyisi...

      Sil
  2. Okurum ben bu kitabı. Filmelrde olduğu kadar kiaplarda da seviyorum yaşanmışlıkları ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkileyici bir kitap. Seveceğini düşünüyorum.

      Şimdiden keyifli okumalar

      Sil

Designed by OddThemes | Distributed by Gooyaabi Templates