Kesik | The Cut

İlk hafta için seçtiğim isim olun Fatih Akın'ın - ve etkinliğin- ikinci filmi sırada: Kesik

Açık söylemek gerekirse "Elveda Berlin"den (Tschick) sonra bu filmi izlemek oldukça değişikti. Hafif. eğlenceli bir yol filminden derin acılar içinde yolunu bulmaya çalışan bir adamın öyküsünü izlemek bünyeye biraz sersemlik yaşatıyor doğal olarak.

Konusu dolayısıyla pek çok eleştiriye maruz kalsa da işin bu kısmını gerçek sahiplerine - tarihçilere- bırakıp filmimize dönelim.


Yönetmen:    Fatih Akın
Senaryo:        Fatih Akın, Mardik Martin
Oyuncular:    Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram Khoury, Hindi Zahra, Kevork Malikyan

Tarih / Drama / Savaş  ·    138 dakika    ·     2014    ·   Almanya / Fransa / İtalya / Rusya / Polonya

Yıl 1915, yer Mardin.
Pek çok azınlık vatandaşın yaşadığı, bol kültürlü bir yerdeyiz. Herkes kendi sınırları içinde, başkasına zarar vermeden yaşayıp gidiyor. Demirci ustası Nezareth Manoogian ve ailesi de Ermeni azınlığın üyelerinden biri.

Günlerden bir gün bir söylenti yayılıyor köye: Osmanlı, 15 yaşında büyük her erkeği orduya teslim etmek üzere almaya geliyor diye... Ve burası hikayemizin kahramanı Nezareth'i acı dolu hikayesinin başlangıcı oluyor.

Ailesinden ayrılan ve onlardan haber alamayan genç adam bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da karısı ve kızlarına dair bir ipucu arar durur.
Tüm bu arayış onu Mardin'de başlayıp Amerika'ya kadar süren zorluklarla dolu bir yolculuğa götürecektir.

Filmin ilk yarısı özellikle görselliği ve çarpıcı hikayesi ile insanı büyülüyor. Özellikle sarı tonlarının hakim olduğu o görüntüler ve Akın'ın nefis bakış açısıyla filmin en etkileyici yanıydı benim için. Hatta sinematografi olarak Akın izlediğim F.Akın filmleri arasında açık ara en iyisiydi diyebilirim.

Bazı izleyicilerin eleştirdikleri dil meselesi (filmde Nezareth ve ailesi aralarında İngilizce konuşuyorlar) beni çok rahatsız etmedi. Dünya liginde yarışan filmlerin İngilizce ağırlıklı olmaları sık görülen bir durum.

Gel gelelim ikinci yarıda hikaye biraz daha dallanıp budaklanınca -bana göre- o ilk yarıdaki etkileyiciliği ve çarpıcılığını bir parça kaybediyor. 2 saat 18 dakikalık süresinin de bunda biraz etkisi var tabii.
Evet, bir Türk yönetmenin (ya da Türk asıllı diyelim) Ermeni Tehciri ile ilgili bir film yapması kolay bir iş değil. Ama benim filmden gördüğüm kadarıyla Akın bu konuyu anlatma derdinde değil. O, ailesini kaybeden ve hayatı bin anda alt üst olan bir babanın (ve bir eşin) insanüstü mücadelesini anlatmaya çalışıyor. İsmi Nezareth olur, Abdullah olur ya da Joseph olur bir önemi yok.

Filmin başrol oyuncusu Tanar Rahim'e ayrı bir parantez açmak lazım. Sessizlikle bile bir karaktere nasıl can verilir çok başarılı biçimde gösteriyor. Bunun dışında ufak bir rolde görülen Bartu Küçükçağlayan'ı çok beğendim. Onu hep benzer rollerde izlediğim için sanırım bu rolü çok yakıştırdım. Ve Nezareth'in karısını oynayan billur sesli şarkıcı Hindi Zahra (filmin tema müziğini de onun sesinden dinliyoruz)


Müzikleriyle, hikayesiyle ve Rahim'in etkili oyunculuğu ile "Kesik" Akın'ın en başarılı işlerinden biri. Film bitince bana "keşke daha önce izleseymişim" dedirtti mi evet!

"Kesik" (The Cut) sadece Fatih Akın filmografisini merak edenlerin değil, sinemaya ilgi duyan herkesin vakit ayırıp izlemesi gereken bir film. Ama inanç, ideoloji, taraftarlık  vs. gözlüklerini bir kenara bırakıp bir "film" izlediğinin farkında olarak...




6 yorum :

  1. Filmden fotoğraflara bakarken bile anlaşılıyor görüntülerin güzelliği.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle ilk bölümde görsellik çok çok başarılı 👍

      Sil
  2. Not aliyorumtüm filmlerini 😊

    YanıtlaSil

Designed by OddThemes | Distributed by Gooyaabi Templates