Bu Yazıyı Paylaş

Swastika Geceleri

Feminist distopyanın öncü kitaplarından biri kabul edilen bir kitap "Swastika Geceleri". Bundan tam 82 yıl önce, 1937 yılında ilk basımı yapılmış, geleceğin karanlık ve acımasız dünyasına kadın gözüyle bakan bir kitaptan bahsediyoruz. 

"1984" romanından tam 12 yıl önce yazılmış "Swastika Geceleri" demokrasiden uzaklaşmış, tek adam yönetimini kabul etmiş ve gücünü ırksal üstünlüğüne olan inancından alan bir toplum düzeninin yıkıcılığı, en az onun kadar çarpıcı ve sert bir dille anlatmayı başarıyor.


Hitler'in 2. Dünya Savaşı'nı kazandığı, hayal etmesi bile korkunç bir dünyadayız. Dünya iki kutuba ayrılmış durumda:

Bir yanda Japon İmparatorluğu diğer yanda faşist yönetimi ve acımasız kuralları ile İngiltere'den Afrika'ya yayılmış bir Nazi İmparatorluğu...

Bu imparatorlukta Hitler, ölümünün üzerinden yıllar geçmesine karşın bir Tanrı olarak kabul edilmekte. Hristiyanlık küçük bir kesimin inancı olmuş ve toplumda görünmez olan, hiçbir değer taşımayan bir sınıf olmuş durumda. Alma ırkının yüceliği artık çok daha büyük kalabalıklarca kabul edilmiş durumda.


Peki bu düzenin en altında kimler var? Hayvanlarla eş tutulan, hiçbir duygu, düşünce ve isteğinin olamayacağına inanılan "kadınlar". Onlar, normal hayata katılamıyorlar ve bir nevi esir kampına benzer yerlerde yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Yapmakla yükümlü oldukları tek şey ise erkek bebek dünyaya getirmek!

Yazar Burdekin, distopik dünyaya bu sert cins ayrımcılığı ile dönemin en farklı bakış açılarından birini sunmuş. Öyle ki, uzun yıllar kimliğini açıklamamış ve kitabı "Murray Constantine" adıyla basılmış. 

Kitabın konusu size "The Handmaid's Tale"i anımsatabilir. Ama ondan farkı buradaki kadınlar ezilmeyi, toplumun en değersiz sınıfı olmayı çoktan kabullenmişler. Onlar için kadın olmak demek bu aşağılanmayı, yok sayılmayı, tecavüzleri, hakaretleri düşünmeden kabul etmek demek! Bu yönüyle kitap okuyucunun özellikle de kadın oyucuların canını biraz yakabilir. 

Tüm bu olan bitenleri tartışan, sorgulayanların erkekler olması da işin ironisi. 


Dinlerden saklanan geçmişe, ırkçılıktan demokrasinin ne olduğu, nerede yeşerdiğine kadar pek çok konu kitabın "erkek" kahramanları tarafından karşılıklı sohbet biçiminde aktarılıyor okuyuculara. Kimi zaman bu düzeni sorgulayan bir Alman tarafından, kimi zamansa düzene uymayı çoktan kabullenmiş diğer karakterler tarafından...

Türün diğer önemli örnekleri gibi okurken düşündüren bir kitap "Swastika Geceleri". Daha çok sohbet tarzı bir anlatımla yazılmış bu romanı, özellikle distopik tür severler kaçırmasın derim.


"Swastika Geceleri"
Orijinal Adı: Swastika Nights
Yazar: Katharine Burdekin
Çevirmen: Mehtap Gün Aynal
2014  Encore Yayınları, 232 sayfa

11 yorum :

  1. Tanıtıma göre bu kitabı okumaliyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1984'ü de şiddetle tavsiye ederim okumadıysanız.

      Sil
  2. Bu kitabı bir ara çok merak ediyordum. Gerçi hala merak ediyorum. Güzel bir yorum yazısıydı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.
      Bana sanki "Handmaid's Tale" ve "1984" karışımı bir hikaye gibi geldi. 1984 akıcıydı ama Handmaid's benim için ağır bir kitap olmuştu. Bunu skalada ikisinin ortasına koyabilirim.

      Sil
    2. Damızlık Kızın Öyküsü kitaplığımda ama okumadım henüz. Baya meraklıyım onun için ama aynı zamanda uygun anı da bekliyorum. 1984'ü sevmiştim. Böyle sert distopyalar beni sarsıyor sarsmasına ama sonunda baya etkileniyorum.

      Sil
  3. Sitenizi yeni fark ettim...İnsana davet sitesine de beklerim, blog ailesi olarak daha çok geniş kitlelere yayılmak bizim elimizde...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler güzel yorumunuz için.
      Sevgiler

      Sil
  4. Kitap Handmaids tale ve The man in the high castel dizilerini hatırlattı bana...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet konu olarak "Handmaid's"i fazlasıyla andırıyor.
      High Castle dizisini duymamıştım. Fargo'dan sonra hemen ona başlıyorum o zaman 👍

      Sil
  5. Ayy hitler deyince tüylerim ürperiyor ama o dönemleri de bilmek lazim . Bu kitabi hic duymadim merakimi uyandirdin simdi goodreadse ativereyim 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu biraz Hitler dönemi üzerine oturtulmuş bir kurgu.
      Distopya seviyorsan beğeneceğini düşünüyorum. İyi okumalar :)

      Sil

Designed by OddThemes | Distributed by Gooyaabi Templates