Bu Yazıyı Paylaş

Top Menu

Gölün Dibindeki Ev | Josh Malerman

Josh Malerman'la tanışmam bir arkadaşımın tavsiye ettiği "Kafes" romanı ile olmuştu. İlginç konusu ve finale kadar devam eden gerilimi ile değişik bir kitaptı.

Ve yazarla ikinci buluşmamız gayet etkileyici bir kapak tasarımına sahip "Gölün Dibindeki Ev" ile oldu.

Her şeyden önce Malerman romanlarında "heyecan" öğesini çok başarılı kullanan bir yazar. Bu -bana göre- "Kafes"te çok daha etkileyici olsa da "Gölün Dibindeki Ev" de aynı çizgiyi takip etmeye çalışan bir kitap olmuş.

2 gencin, James ve Amelia'nın bir göl gezisi sırasında tesadüfen keşfettikleri bir ev hikayenin merkezinde. Ancak evimiz sıradan evler gibi pembe panjurlu, beyaz çitli bir ev değil. Gölün dibinde, maviliklerin derinliklerinde yaşamaya devam eden bir ev...

 "Bu odaya girme! Karanlık bir eşikte insanın aklına gelmeye uygun karanlık bir düşünce. James yine de odaya girdi. Fenerini kaldırdı ve istemsizce haykırdı.


James ve Amelia'nın bu gizemli ev ile olan ilişkilerini konu edinen roman, son sayfaya kadar okuyucuyu merak ettirmenin derdinde. Özellikle gençlerin keşif hikayelerinde Malerman, istediği etkiyi yaratabiliyor.
Ancak gel gelelim eğer hikaye yeterince güçlü değilse ne kadar cilalamaya çalışırsanız çalışın olmuyor. "Gölün Dibindeki Ev" de bana göre bu engele takılmış. Konu bir türlü ilerleyemediği (ve bir yerlere bağlanamadığı gibi) boşlukta süzülen bir nilüferler gibi olmuş hikaye. 

 "James suyun içinde, Amelia yeşil kanonun kenarına tutunmuş halde birbirlerine baktılar. Aralarında bir şen geçti. Dile getirilemeyen bir şey. Dikkatli ol gibi bir şey. İkisinin de birbirlerine söylediği, şimdi dikkatli ol, evet ama sonrasında olabileceklere karşı da dikkatli olalalım gibi bir şey.
Sanırım "Kafes"in ardından gelmesi benim beklentilerimi biraz yükseltmeme neden oldu. Malerman'ın bu romanını vasat bulduğumu söylemeliyim. Ama bazi eklemelerle beyaz perdeye uyarlanabilir ve sanki daha güzel olabilir diye düşünüyorum.


"Gölün Dibindeki Ev"
Orijinal Adı: A House At The Bottom of A Lake
Yazar: Josh Makerma
Çevirmen: Aslı Dağlı
2017  İthaki Yayınları, 184 sayfa


12 yorum :

  1. Yanıtlar
    1. Beni hayal kırıklığına uğratan bir kitap olduğunu söylemeliyim :(

      Sil
  2. Alınacak notlarımın arasında olan bir kitap tanıtım için sağol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim.
      Ama bundan ziyade Kafes'le başlamanı öneririm

      Sil
  3. Ben daha Kafes’i bitiremedim sen 2.kitabını önerdin yazarın Sevgili Sibelyka’m napıcaz?🙈😂Teşvik oldum ama şuanda sen beğendiysen kesin güzeldir.Elime alıp tamamını okuyup,bitiriyorum sonra da bu kitabını not alıyorum.
    Tamamdır Anlaştık bence💁🏻‍♀️❤️😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu romanını pek beğenmedim Büşracım ama yine de sen bir göz at derim.
      Belki sen daha çok sevebilirsin.

      Kafes çok daha ilgi çekici ve farklıydı.

      Sil
  4. Kafes'i okuyup çok sevmemiştim bu yüzden bu romanı da genel olarak beğenilmeyince hiç bulaşmayayım demiştim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o zaman bunu hiç sevmezsin bence de :p

      Sil
  5. Yazarı okumadım ama genellikle Kafes beğeniliyor, bu kitap hayal kırıklığı yaşatıyor. Okuduğum bütün yorumlar böyleydi. Bu güzel kapağa yazık olmuş :-(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle altına imzamı atarım.
      Bu, "merak"uyandırsa da havada kalan ve bir yere bağlanmayan bir hikaye olmuş maalesef

      Sil
  6. Kafesi eşim okumuştu. Başladı ve bırakamadan bitirdi. Çok ürpertici bulmuş, yazarın hayal gücü ve kurgusunu çok beğenmişti. Yazınızı da göz önünde bulundurarak şimdilik Kafes'te kalalım o zaman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de "Kafes" için benzer bir yorum yapabilirim.
      Bu romanda da yazar elinden geleni yapmaya çalışmış. 180 sayfa boyunca gerilim duygusunu hissettirmeye çabalamış ama hikaye buna izin vermemiş. Sanırım hikayenin yeterince güçlü olmaması en büyük dezavantajı

      Sil

Designed by OddThemes | Distributed by Gooyaabi Templates