Bu Yazıyı Paylaş

Sharp Objects


Yapımcı:
               
  Marti Noxon
Oyuncular:
             Amy Adams, Patricia Clarkson, Chris Messina, Eliza Scanlen, Taylor John Smith, Matt Craven, Sophia Lillis                                                                                                                                                                           
Gizem, Drama, Suç     60 dakika , 2018     Amerika         1 Sezon - 8 bölüm

Aslında bir süre önce başlayıp, son bölümünü ancak dün akşam tamamlayabildiğim, HBO'nun ses getiren dizilerinden biri "Sharp Objects"

Ancak öyle hemen oturayım hooop bitireyim diyerek izleyebileceğim bir dizi olmadı. Tersine çok ince yazılmış senaryosu, bölümler içine serpiştirilmiş detaylar ve uzun uzuuun psikolojik çözümlemeleri ile beni biraz yordu.



Amy Adams, Patricia Clarkson gibi oyunculuğu seyir şölenine çevirebilen isimler dizinin seyirliğini artıran en büyük faktör kanımca. Ama burada asıl incelikli olan "enteresan senaryosu"

"Gone Girl"ün de yazarı olan Gillian Flynn'in romanından uyarlanması bu durum için en güzel açıklama olur diye düşünüyorum. Yönetmen koltuğunda ise "Big Little Lies"tan "Wild"a "Cafe de Flore"ye bir çok güzel işe imza atan Jean Marc Vallee oturuyor.

Ailesinden, o daracık, bağnaz, sıkıcı çevresinden kaçıp kendine büyük şehirde bir kariyer kuran Camille'in yeniden eve dönüşü ile başlıyor hikaye.
Bir zamanlar yaşadığı kasabasında genç kızlar öldürülmeye başlanınca araştırma yapmak için kendisi -doğal olarak- en uygun aday oluyor.

Ve Camille burada olayları araştırırken, bir yandan da bir türlü temize çekemediği defterlerle dolu ailesiyle bir hesaplaşmaya giriyor.

Burada en güçlü karakter sert, güçlü ve her işe yetişen anne figürü Adora.
Ailedeki diğer karakterler, Adora'nın ışığı altında mecburen silikleşmiş bir baba ve kabuğunu kırmak için doğru zamanı bekleyen asi ve dengesiz bir genç kız.
Ölümü ile Camille'de derin yaralar bırakan hayalet kız kardeşi de unutmayalım tabii.
Çok ağır ilerlemesi benim gözümde diziyi biraz zor yapıyor itiraf edeyim. Ama ilk 4 bölümü geçtikten sonra son 3 bölümde başlıyor dizi keyfi. 

Çünkü her şey dağınık biçimde kafanızın içinde yerine oturmayı bekliyor ve bunu da özellikle 5. bölüm sonrası çok daha kolay başarabiliyorsunuz. 

 "Sharp Objects" yaralı ruhlarla dolu, bolca sabır isteyen bir dizi.
Son derece ilginç ve tehlikeli bir rahatsızlıkla da -Münchausen by Proxy- bu dizi sayesinde tanışmış oldum. 
İnsan psikolojisi çok ilginç gerçekten. Beynin kıvrımları içinde ne nasıl şekilleniyor bunu asla tahmin edemiyoruz.

Son bölümü ile iyice yükselen beklentileri karşılamayı gayet iyi başarıyor. Ancak bunun için kapanış jeneriğinden sonrasına kadar beklemeniz ve gözlerinizi ekrandan ayırmamanız gerek. 

Ve unutmadan kız kardeş Amma'yı oynayan Eliza Scanlen'in bundan sonra daha sık izleyeceğimizi düşünüyorum. Çünkü dev isimlerin yanında bile nefis oyunculuğu ile dikkatleri çekiyor.

Ayrıntıları kaçırmayın ve şaşırmaya hazır olun! 

Herkese iyi seyirler!

18 yorum :

  1. Vayyyy diyorummmm...
    Kadro güzel, konu güzel...
    Hem de anladığım kadarıyla kısa...
    Ben bunu izlerim, yorumuna sağlık Sibelcim ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadro muhteşem konu çok hassas!
      Bakalım nasıl bulacaksın?!

      İyi seyirler şimdiden ;p

      Sil
  2. Ben ilk bölümü bile bitiremedim çok yordu dizi beni,mini dizi olunca atlamıştım ama olmadı izleyip bitirenlere saygım büyük :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben aynı duyguyu 4. bölüm sonuna kadar yaşadım, tek değilsin yani :)
      Ama sonra çorap söküğü gibi her detay yerli yerine oturdu.

      8 bölümü izlemiş olsam da kolay bir dizi değil derim

      Sil
  3. İlginçmiş, hımmm,merak ettim.

    YanıtlaSil
  4. Ben de izlemeye başladım; daha 3. bölümdeyim. Yavaş ama garip bir çekiciliği var dizinin! Finali mmerakla bekliyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de o yüzden bırakamadım bir türlü.
      Acaba ne olacak ne olacak diye diye 8. bölümü bitirdim. Ama son bölüm fena diyor susuyorum :p

      Sil
  5. Ya çok özeniyorum ben dizi izleyemiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakit kısıTlı olunca çok haklısın.
      Galiba en güzeli hafta sonu erken kalkıp 4-5 bölüm ardarda izlemek.

      Sil
  6. Emek vermeye değer bir dizi gibi görünüyor.Ruhsal olarak dingin bir zamanda izlemek gerek galiba.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle!
      Yoğun insan psikolojisi girince devreye izlerken biraz yorabiliyor insanı.
      Ama bu dizinin bir de ince ince örülmüş bir senaryosu var. O da izleyenden dikkat istiyor bolca

      Sil
  7. İnsanı yoran ve zor izlenen bir diziyse mini dizi olarak çekilmesi isabet olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci sezon gelir mi bilmiyorum ama ben de mini dizileri sevenlerdenim

      Sil
  8. Gone Girl'e gerçekten bayılmıştım, aynı yazardan çıkan bir diziyse ben mutlaka bir izleyeyim ya. Ağır ilerliyor olsa da mini dizi olması cezbetti. Uzun soluklu diziler bitmek bilmiyor, çok zaman yiyor, sonra bozuyor... Henüz 1. sezonu olanların yeni sezonunu beklemesi dert. Boşluktaydım, şu an bu dizi benim listemin başına yerleşti. Teşekkür ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok merak ediyorum sen nasıl bulacaksın...
      Şimdiden iyi seyirler. Yorumlarını paylaşmayı unutma ama

      Sevgiler

      Sil
  9. Hala etkisinden kurtulamadım. Ben de bu dizi sayesinde bu hastalığı öğrendim ve hemen araştırdım..
    Ama o küçük kızda bir psikopatlık olduğunu biliyordum, bakışları bakış değil :) Hepsi döktürmüş oyuncuların maşallah..

    Sağlam diziydi, biraz karanlık ve depresif belki herkes sevmez ama ben baya etkilendim.Kitabın türkçesi yok galiba değil mi ? Ben bulamadım.. Olsa okumak isterim aslında

    Kalemine sağlık, kocaman sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tahminimde yanıldım. Ters köşe oldum diyebilirim.
      Gerçekten karanlık bir dizi. Kitabı bence çok daha etkileyicidir. Ben araştırmadım kitabını ama rastlarsam mutlaka yazarım.

      Çok teşekkür ederim Ezgicim

      Sil

Designed by OddThemes | Distributed by Gooyaabi Templates